Kavramların nasıl ortaya çıktığı kavramdan her zaman çok daha değerlidir. Çünkü çıkış noktasını iyi analiz edebilirsek eğer oluşan bir sorunsa sorunun kök nedenini de bulabilir ve kalıcı çözümleri ortaya koyabiliriz.

Bu sefer mağaraya kadar gitmeyip Sanayi devriminin hemen bir kaç yıl öncesine bakarak olaya başlayacağız.

İnsanlar köylerde şehirlerde el emeği göz nuru ürettikleri ürünlerini satar geçimlerini karşılarlardı. Herkes aynı şekilde üretime destek olduğu için sınıfsal farklılıklar her dönemde olmuş olsa da sömürülme durumu biraz daha düşük seviyedeydi. Sonra sanayi devrimi gerçekleşti. Sermaye sahipleri büyük fabrikalarında üretime başladılar.

Köyde kasabada el ile üretim yapan halkın hem bu üretim gücüne hem de ürünlerin ucuz fiyatlarına ulaşabilecek gücü yoktu. Sermaye sahiplerinin daha fazla iş gücüne ihtiyacı vardı. Köyde kasabada şehirde ise insanların çalışmaya bir şekilde hayatlarını idame ettirmeye ihtiyacı vardı. İşte köylerden şehirlere göçler başladı. Küçük işletmeler dayanamadı ve kapandı. İnsanlar sermaya sahiplerinin firmalarında çalışmaya başladılar.

Fark ettiniz mi kocaman bir işçi sınıfı oluştu az önce.

Proletarya Karl Marx tarafından kapitalist burjuva sınıfının karını artırmak için çalışan işçi sınıfını belirtmek için kullanılmıştır. Ancak ilk kullanımı Antik Romaya dayanır. Roma da nasıl kullanılmıştı? Roma da yine hiç bir maddi varlığı olmayan köle sınıfını ifade etmek için kullanılmıştı. Latince kökenli bu kelime Proles kelimesinden türemiştir. Proletarya işçidir. Marx’a göre kapitalizmi bitirecek olan sınıftır. Ama ne zaman bilinmez.

Bunun nedenlerini de biraz yorumlayacağım. Hepimizin bir takım beklentileri istekleri var. Temel seviyede karşılanması gereken ihtiyaçlarımız var. Bunun içinde paraya ihtiyacımız var. Güç dengesinin değiştiği noktalardaki kırılımlar alt sınıfın hep daha içine kapanmasına ve var olan ayak uydurmak zorunda kalmasına neden olmuştur. Topluluklar halinde öğrenilmiş çaresizliklerimiz oluşmuştur. Bugünün sermaye sahiplerini düşünebilirsiniz. Her şeyin sahibi patronlardır.

İtiraz edilemez noktadadır artık bizim için. İşte azıcık bu duruma itiraz edenlerde şunu yapıyorlar kendileri patron olup itiraz ettikleri düzeni sürdürüyorlar. Marx’ın dediği kapitalist düzenin sonu şu anki var olan düşünceki Proletarya tarafından gelmeyeceği çok açık. Kapitalizm bunların farkında olduğu için bazı şeyler ile Proleter sınıfı ayrıcalıklı gibi hissettirir bazi bazi ama her zaman degil.

Kapitaller icin yerini bilmen de onemlidir. Elinizdeki kredi kartları mesela bu düzene ayaklanmayın diye elinize kapitallerin verdiği bir oyuncaktır. Gelecekten borçlanırsınız kapitallere borçlanırsınız ama onlara ayaklanmanızdan daha iyidir bu onlar için hem de borclu oldugunuz icin hayatlariniz uzerinde de soz sahibidir ve boyle davranmaktan cekinmez. İktidarların var olma nedenlerinden biride budur.

Tekrar Marxa göre Proleter sınıfa bakacak olursak. Marx devlet için çalışan kişilerin Proleter sınıfa ait olmadığını söyler. Çünkü onun Marksist görüşünde her şey devletindir. Proletarya için emeğinden başka satabileceği hiç bir şeyi olmayan tanımı da yapılır. Emeğinden başka hiç bir şeyi yoktur ve bu durum doğal olarak şu sonucu doğurur benim olmadı çocuklarımın olsun. Ben yaşayamadım çocuklarım yaşasın. Çocuklarına bir miras bırakabilmek için didinen Proleter sınıf hiç bir zaman kafasını kaldırıp düzene karşı koyamayacaktır bence.

Ancak Rusya da tamda Marx’ın söylediği tarzda bir ayaklanma gerçekleşmiş. Proleter sınıf sermaye sahiplerine ayaklanmış köylünün askerin topyekün halkında desteğini alarak bir zafer kazanmış ve işçi sınıfının emeği üzerine kurulmuş bir siyasi ve sosyal düzen kurmayı başarmışlardır. Ancak size hiçte yabancı gelmeyecek bir durum oluşmuştur ve oluşmasıda Marxa göre elzemdir. Ezilen halk diktatörlüğüde beraberinde getirmiştir. Bunun nedenlerı ayrıca incelenebilir.

Marxa göre zaten diktatör bir proleter sınıf olmadığı sürece burjuva yeniden iktidarı ele geçirmek için hamle yapacak ve başaracaktır der. Marx’ın biraz komplekslerimi vardır nedir bilinmez.Son olarak Proletarya lafini agzindan dusurmeyen gunumuzun sozde sosyalist  gecinen aydinlari bence lafini ettikleri kadar ozde Proleter sinifa sahip cikmamaktadir. Proleterya kendi isini kendi gorecektir. Ama ne zaman bilinmez. Degerli Proleterler saygideger atinalilar ve roma halki saygılarımı sunarım efendim.


muratbilginer