Gelişmemiş bir beyin hareket edebilenin daha üstün olduğu inancını besler.

Yıllar yıllar çok yıllar öncesine gidip bir durum değerlendirmesi yapalım. Bir zamanlar mağaradaydık. Avcılık yapıyorduk. Aileden birisinin gidip avlanması gerekiyordu. Belki de fizyolojik farklılıklarımız gereği bunu erkeğin yapması daha doğruydu ve bu görevi erkek üstlendi. Yani ilk hareket unsurunu kendisine katan erkek oldu.

Sonra devletler oldu savaşlar oldu. Savaşa erkekler gitti. Hareket edebilme kabiliyetinin verdiği güç belki de gün geçtikçe daha fazla ağırlığını hissettirmeye başladı.

Dedim ya gelişmemiş bir beyinde hareket etme yeteneği üstünlük gibi algılanır.

Bugün çalışıp gelen bir babanın evde gece boyunca ona herkesin hizmet etmesine olan inancı gibi. Elbette ev ahalisinin çalışan bireye sevgi ve saygısının gereği bunu yapmasında bir sorun yok ama kişinin bunu kendine hak görmesi işte asıl sorunun başladığı yer.

Erkeklerde gittikçe bu ben daha üstünüm duygusu daha ataerkil toplumların doğmasına neden oldu. Erkek egemendi artık topraklar. Kadınların hakları bile yoktu neredeyse. Özgürlükleri yoktu. Seçme ve seçilme hakları bile yoktu.

İki cinsiyet arasında hiç bir şey eşitlik ve adalet seviyesinde işlememeye başladı. Cinsiyetçilik başladı. Sadece cinsiyetçilik başlasa iyi bir de cinsiyetçi sömür başladı. Bu artık öyle bir noktaya geldi ki kadınlara yapılan bir zulüme dönüştü.

Ülkemizde çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarını duyunca sizinde yüreğiniz parçalanmıyor mu?

Feminizm nedir?

Latince kökenli bir kelime olup Femina “Kadın” kelimesinden türemiştir. Fransızcadan dilimize girmiştir. Feminizm toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan bir akımdır.

Feminizm sadece kadınların ilgilenmesi gereken bir şeydir değildir aslında. Erkeklerinde meselesidir. Feminizm insanlığın gereğidir.

Erkek olarak annene duyduğun saygıdır eşine duyduğun sevgidir kız çoçuğuna duyduğun şefkattir feminizm.

İlk olarak 1772 de Charles Fourier tarafından kullanılmıştır. Ne kadarda geçikilmiş öyle değil mi?

Feminizm erkek düşmanlığı değildir. Kadının üstünlüğünü savunmaz. Günümüzde bilgisizlik nedeniyle öyle bir evrime uğramıştır ki özellikle radikal feministler feminizmi neredeyse erkeklere ölüm biz kadın kadına da yaşarız noktasına getirmişlerdir. Çok yanlış bir noktaya evrildiği için daha tersine bir tepki ile karşılaşmıştır. Daha iyiye gideceğine ne yazık ki daha kötü bir duruma gitmiştir. Çünkü erkek üstünlüğünü reddederken birden bire erkeklere savaş açmışcasına ve erkeklere üstün olma hırsıyla yapılan bu davranış şekli ne yazık ki hem daha fazla eziklik duygusunu gün yüzüne çıkarmış hem de karşı bir tepki ile karşılaşmıştır.

Yapmamız gereken erkek olarak da kadın olarak da farklılıklarımızın farkında olup iki cinsiyetinde bir birine karşı kullanması gereken beraber yaşamayı kolaylaştıracak üstünlükleri mevcuttur. Zayıflıkları da mevcuttur. Bunların farkında olup bir birimize karşı üstünlük davası gütmeden eşitliği savunarak hayatlarımıza devam etmeli feminizmin en güçlü savunucuları haline gelmeliyiz. Son söz iyi bir feministim… Saygılarımla.


muratbilginer