Merhaba Değerli Arkası Yarın Okurları…

Bildiğiniz üzere Arkası Yarın serisinde geçmişten tozlu sayfaları aralıyorum biraz tozuna hafiften üflüyor ne günlerdi ama diyorum. Bugün sizleri yine çok çok çok geçmişte bir yere götüreceğim.

6 Yaşındayım. 

Hala dağıtıyorlar mı bilmiyorum ama gazeteler eskiden kuponla bir takım ürünleri dağıtırlardı. Sene 1999 Sabah gazetesi bir kampanya başlatıyor. 119 Kupona 37 Ekran bir televizyon verecekler.

Bizim de babamların düğününden çeyiz mi diyorlar tam bilmiyorum o zamandan kalma Arçelik marka 55 ekran televizyonumuz var. Emektar hala baş köşede.

Bu arada küçükken 55 ekran TV denince televizyonun 55 kanalı var sanıyordum.

Belki tam bilgisi olmayan arkadaşlar vardır ne olduğunu söyleyeyim. Dikdörtgenin köşegen uzunluğudur aslında. Yani TV ekran çerçevesinin köşegen uzunluğu 21 inç 55 cm civarında bir değere denk gelir. Ekran boyutları ona göre söyleniyor.

Bu küçük bilgiden sonra hikayemize devam edelim.

Babam başlıyor Sabah gazetesi almaya ve kuponları toplamaya. Hiç yaşadınız mı bilmem ama o gazeteden kupon kesmek de çok eğlencelidir. Çocukken acayip meraklıydım. Babamın yaptığı her şeyi merak eder uzun zaman izler sonra ilk fırsatını bulduğumda yarım yamalak mutlaka denerdim.

Babam her akşam gazeteyi alıp geliyor kuponunu kesiyor. Koyduğu belli bir yer var oraya götürüp koyuyor.

Tabi o zaman ben onun ne işe yaradığını neden toplandığını hiç bilmiyorum.

Sadece kesildiğini biliyorum hafızama yazdığım tek bilgi bu.

Çok küçüklükten ailemle bir yerlere gitmeyi sevmezdim.

Ailem bir gün bir yere gezmeye gidiyorlar. Kış ayı. Sobamız yanıyor bu detay birazdan anlam kazanacak.

Kuzenimle beraber evde kalıyoruz. O benden bir yaş büyük. Biz beraber kalmaya takılmaya o yaşlarda bile bayılıyorduk.

Zaman ilermeye başladı…

Aklıma bir şeylerin kesildiği geldi sanırsam nasıl bir aydınlanma ile o kuponları almaya gittiğimi hatırlamıyorum. Yüksekçe bir vitrinin içinde kahverengi renkli porselen bir bardak vardı onun içinde duruyordu. Normalde yetişip alma imkanım yok ama kuzeniminde yardımıyla koltuğuın tepesini de basamak yapıp kuponları bardağın içinden alıyorum.

Sonrası facia anları.

Kupanların tamamlanmasına sadece 10 gün var. 109 tane kupon biriktirilmiş.

Biz makası alıyoruz kuzenimle başlıyoruz kesmeye 😀 😀

Kırpık kırpık 20 ye yakın kuponu kırpıyoruz.

Sonra ortamda iz bırakmamak için kırptığımız kuponları alıyoruz bir de sobaya atıyoruz.

Sobamız tam olarak bu boyumuz kısa olduğundan tam da atamıyoruz. Yan tarafları boşluktur bu sobanın. Kırpmadan yakmaya çalıştığımız kuponların bir kısmı o yan tarafa kaçıyor. Biz tabi alamıyoruz.

Tam bir suçluluk moduna girmiş durumdayız. Napıcaz oğlum şimdi modundayız kuzenimle.

Beklenen an…

Annemler eve gelirler. Kısa süreli bir şok hali. Elektrikli süpürgeyle falan yan taraftan kuponları aldıklarını dün gibi hatırlıyorum.

Herhangi bir azar işittik mi bunu hatırlamıyorum.

Sonrasını babamdan naklen anlatıyorum.

20 kupon eksiği var. Yedekler falan yayınlanınca 13 e kadar düşürüyor. Ben diyor bu kadar birikledim yine de gidip bayiye bir soracağım. Belki verirler.

Yay-Sat bayine gidiyor. Tam durumunu anlatıcak orada bulunan başka bir adamda 85 de kuponları biriktirmeyi bırakmış eksik olan varsa bunları satabilirsiniz diye oraya gelmiş kuponları bayiye veriyor. Adam bunları konuşurken babam da orada. Benim eksik kardeş ben alayım diyor. Kuponların bedelini ödüyor alıyor tamamlıyor. Burası tam sırlar dünyası gibi değil mi? İnsanın bu olay olurken sisler dumanlar çıkmadı mı baba diye sorası geliyor.

Her şey tamamlanıyor ve bizim 37 ekran AKAI marka bir televizyonumuz oluyor.

İşte emektar.

 

Böylece bir tozlu sayfayı daha araladık. Bir sonraki Arkası yarın hangi anıya açılır bilemiyorum. Bir sonrakine kadar selametle kalın efendim. Saygılarımla.


muratbilginer