Internet Of Things yani nesnelerin interneti. Internet of Thing üzerine araştırmamın ilk anlarında nesnelerin kendi arasında bir ağ üzerinde haberleşmesini okuduktan ve bir kaç örneği gördükten sonra aklıma ilk, izleyenler bilirler Müfettiş Gadget filmi geldi. 1999 yapımı bu filmde karaktere ait akıllı ev etkileşimle kullanabildiği araçlar aslında onların sadece bir hayal olmadığını gösterdi bana. Şimdilerde gördüğümüz bilim kurgu filmlerinde hayal ürünü gibi sunulan şeylerin şu anda sadece bir hayal olmadığı ama zamanı gelmeden de bizlere sunulmayacağı düşüncesini taşımaktayım diyip bu düşüncelerime burada nokta koyup neymiş bu Internet Of Things daha derinlemesine bilgi kısmına geçeyim istiyorum.

 
Aslında ilk örneği 1991 yılında Cambridge Üniveristesinde 15 tane akademisyenin kurduğu bir kamera sistemi ile kahve makinesindeki kahve seviyesini görebilmek için  çekilen fotoğrafların bilgisayara bilgi olarak aktarılması ile yapılmıştır. Böylelikle makinenin yanına gitmeden kahve seviyesini dakikada 3 fotoğrafın ekrana düşmesi ile haberdar olmuşlardı. 
Nasıl yapmışlardı? Kurulan kamera sistemi ile makinenin fotoğrafı çekiliyordu. 128*128 siyah beyaz olan bu fotoğraf çekim işlemi bir tane video capture card ile gerçekleştirilmişti ve bu kartın bağlandığı bilgisayar ağa dahil edilmişti. Ekrana resimler şu şekilde düşüyordu.
Ama o zamanlar ismi böyle anılmamıştı. İsmini bu şekilde ilk defa 1999 yılında teknolojinin öncülerinden Kevin Ashton ortaya attı.  Kevin çalıştığı şirket olan P&G’de RFID konusunda  yaptığı bir sunumda ilk defa bu kavramı kullandı. 
RFID de ayrıca bir merak ettim konusu oldu ama kısaca bahsedeyim. Zaten bu teknolojinin temel taşlarından biri olan RFID Radio Frequency Identification açılımının kısaltmasıdır. RFID; Radyo frekansı ile haberleşen ve içinde bilgi depolayabilen chip teknolojisi olarak da tanımlanabilir. 
Nesnelerin internetine dönecek olursak Kevin o gün sunumunda tüm cihazların bir biri ile bir ağ üzerinden iletişim kurarak sensör verilerini iletebileceği bir yapıdan bahsediyordu. 
Daha net bir Internet Of Things tanımını yaparak yazıma devam edeyim.
Internet Of Things yani IoT: “Benzersiz bir şekilde adreslenebilir nesnelerin kendi aralarında oluşturduğu dünya çapında yaygın bir ağ ve bu ağdaki nesnelerin belirli bir protokol ile bir birleri ile iletişim içinde olmaları” olarak tanımlanmaktadır.
Birde halk dilinden bir tanım yapalım. Cihazların bir biri ile iletişim kurması mantığına dayanarak kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran bir teknolojidir diyebiliriz.
Olayı aklımızda daha net canlandırabilmek için önce basit bir örnek vereyim. Daha sonra dünya çapındaki uygulamalarından örnekler sunayım fayda ve zararlarından bahsedip yazıma son vermiş olayım.
Mesela dolabımızda yumurta koyduğumuz  yerin bir sensör ile yumurtaları saydığını ve bu sisteminde elimizdeki mobil cihazla bağlantısının olduğunu düşünelim. Yumurta sayısı belli bir sayının altına düştüğü anda bizim telefonumuza bir uyarı gelmiş olsa birde tam markette iken böyle bir uyarı gelse ne güzel olurdu. İşte bu şekilde insan hayatını kolaylaştıran ve nesnelerin bir biri iletişim halinde olması ve nesnelerin uzaktan kontrolünü sağlayan bu yapıya nesnelerin interneti diyoruz.
Dünya çapında kullanımlarına bakalım birde.
Bunlardan bir tanesi Akıllı telefonda lider şirketlerden biri olan Samsung ile bavul şirketi olan Samsonite’ın ortaklığı ile üreteceği yeni nesil bavullar. Akıllı telefonlarla iletişim halinde olacak şekilde tasarlanan bavul Chek-in bilgilerini bulunduğu konuma göre yapıp kullanıcısının akıllı cihazına gönderebilecek. Üzerinde GPS olacak bu bavul ile bavulun her hareketi takip edilebilecek. Ayrıca bavulu açma girişiminde bulunulduğunda da bir uyarı ile kullanıcısını uyaracak. En önemli iki özelliğinden birisi ise kullanıcısını 2.5 metre önünden veya gerisinden takip edebilecek olması. Diğeri ise havaalanlarında kendi kendilerine kayıt olmaları olacak.
Her bavulu akıllı uygulamalar ile bir yolcuyla eşleştirmek isteyen iki şirket böylelikle online kayıt olan kişilerin tekrardan kayıt masasına gitmeden bavullarını belirli bir alana bırakarak bu işlemi pas geçmesi üzerinde çalışıyor.
Emirates, Lufthansa ve KLM Air France ile ortak çalışan Samsonite’ın özellikle tatil gidiş ve dönüşlerinde çok fazla uzayabilen kayıt kuyruklarının önüne geçmeye çalışıyor. Samsonite CEO’su Ramesh Tainwala’nın yaptığı açıklamaya göre bu geliştirilebilir bir özellik ancak havayolu şirketlerinin ortak bir yazılım üzerinde anlaşma yapması gerekiyor.
Artık sonuna gelmişken yazımın birde geleceğinden yararlarından ve olası zararından bahsedeyim.
Görünen o ki geleceğimizin teknolojisi olarak önümüzde durmakta. Mobil akıllı cihazların hayatımıza girmesi ile kullanım alanı dahada artan bu sistemlerin çok yakın gelecekte daha da hayatımıza hakim olacağı aşikar dünyamızın gidişatını büyük oranda değiştirmiş ve hatta 4. Endüstri Devriminede öncülük eden bir teknolojik gelişmedir.
Bu yeni teknolojinin faydalarından bahsedecek olursak. İlk şunu söyleyebiliriz. Son kullanıcının hayatını çok kolaylaştırıyor. Optimizasyon delisi olan zaman ve maliyet azaltma temel prensibi ile çalışan biz endüstri mühendislerini göz bebeği olacak olan bu teknoloji zaman ve maliyet konusunda inanılmaz faydalar sağlıyor. CISCO verilerine göre 2022 yılına kadar bu teknolojinin 14.4 trilyon dolar fayda sağlayacağı ön görülüyor.
Oluşabilecek en büyük zararının ise bu kadar cihaz arasında oluşan iletişim ortada çok büyük bir veri ambarının oluşmasına neden olacak ve bunların değerllendirilmesi çok zaman alacak. Ayrıca verilerin güvenliğinin ne seviyede sağlanıp sağlanamayacağı ise ayrı bir soru işareti olarak duruyor.
Böylelikle yazımın sonuna geldim umarım temel seviyede olsa Internet Of Things hakkında bilgi sahibi olabileceğiniz kadar bilgi aktarabilmişimdir. Yorum ve görüşlerinizi eksik etmez iseniz sevinirim Selametle.

muratbilginer