Öyle bir üç gün geçirdim ki hangi kelimelerle tarif etmeliyim onu bilemiyorum.

Bir işi yaparken, her şey bu kadar işte, bundan sonra her şey böyle monoton gidecek dersin. Artık heyecanını kaybetmişsindir ve her şeyi olması gerektiği için yapmaya başlarsın.

Benim durumumda bu bağlamda aynı evlilikleri heyecanını kaybetmiş ama ortada çocuklar var çocuklarımız için sabretmek zorundayız diye düşünen çiftlerin durumu gibiydi. Ortada bir sayfa vardı ama benim ilk başlardaki heyecanım kalmamıştı sırf sayfa olduğu içinde yayınlar yapmaya devam ediyordum. İşler böyle devam ederken insanın aklına bir fikir bir düşünce gelir ve o fikir seni eskisinden daha fazla heyecanlandırır, yaptığın işe daha sıkı sarılmana neden olur. İşte benim aklıma da beni tekrar heyecanlandıran bir fikir geldi.
Kafamda nasıl olacağını düşünmeye başladım. Ama bu fikir bu sefer sadece benle biten bir fikir değildi. Bu hayalin ya da bu fikrin gerçekleşebilmesi için arkadaşlarımın da bana yardımcı olması gerekiyordu.
Bloğumda bir yazar takımı oluşturmaya karar vermiştim. Hep, yaptığım işlerde ve yapılmış olan işlerde aradığım en önemli şey samimiyet olmuştur. Onun içinde yazılarında bu samimiyeti bu sıcaklığı bizlere yansıtabilecek arkadaşlar aradım. Tabi ki kafamda bu işi böyle yapabilecek arkadaşlarımda vardı.
Düşündüğüm arkadaşların kapılarını çaldım. Sağ olsun hiç biride olumsuz cevap vermedi. Ve seni yarı yolda bırakmayız deyince evet ben doğru arkadaşlarımı düşünmüşüm ve benim onlar için düşündüğüm şeyleri onlarda benim için düşünüyorlarmış hissi oluştu bende.
Herkes olur verince sayfanın alt yapısını oluşturdum. Bu günler sürekli arkadaşlarımla bir fikir alış verişi aramızda bir veri akışı şeklinde geçti. Bir ara öyle bir hale geldim ki 4 arkadaşıma işleyişi anlattıktan sonra 5. Arkadaşımda sorunca beynim artık otomatiğe bağlamıştı istemsiz olarak aynı şeyleri yazdığımı fark ettim. Madem aynısını yazdım kopyala yapıştır yapaydım ya demi. Ah günlük ah ne kadar boş düşünüyorsun. Arkadaşlarımla değer verdiğim insanlarla konuşurken bir de ona vakit ayırmayıp kopyala yapıştır mı yapaydım. İşte sen bu kadarsın günlük. Hep en kolayına nasıl geldi öyle.
Neyse günlük sen bir susta ben devam edeyim. Artık her şey hazırdı. Benim heyecanımı herhalde sohbette konuştuğum arkadaşlar sadece yazışmamızdan bile hissetmiştir diye düşünüyorum. Yazar arkadaşlarımda heyecanını dile getirince evet güzel bir şey çıkacak ortaya hissi oluştu bende.
Ve günlük bilmem haberin var mı bilmiyorum ama biz bu gece yayına başladık. Ben sana bir gün önce ne demiştim yarın hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştim demi. Aynen öyle oldu dün 150 kişi olan ziyaretçi sayımız bu gece 333 kişiye ulaştı.
Günlük sana da bana da yazan diğer arkadaşlarıma da hayırlı olsun. Diyor nokta koyamıyorum ben sana ya aklıma gelirsen bir ara gelir yazarım aklıma geldikçe günlük görüşmek üzere…